Engelleri Yıkan Felsefe









Reyhan Gazel, öğretmen, felsefeci, yazar ve anne. Hem de anneliğin en zor halini yaşayan bir kadın. Çünkü o bir engelli, 8 yaşındaki Aral Gazel'in annesi. Ne Aral diğer engelli çocuklara benziyor ne de Reyhan Gazel diğer engelli annelerine. Gazel, uyguladığı yaşam ve yürek felsefesiyle, hem kendisini hem oğlunu hem de diğer engelli çocukları ve ailelerini mutlu etmeyi başarmış. Bundan sonraki hayatını oğlu gibi çocuklara adayan Gazel, oğlu Aral'ın bir gün kendisine, “Anne, sana hiç kimse bir şey yapamaz. Çünkü sen Aral Gazel'in annesisin" dediğini söylüyor ve ekliyor: “Her bir engelli ve mağdur çocuğu mutlu ettiğim an çok daha dimdik ayakta kalıyorum ve hiçbir şeyden korkmuyorum. Üstelik Aral Gazel'in annesiyim, bana hiç kimse bir şey yapamaz." Bu yürekli anne Gazel, şimdi kendisini, 'Yürek Felsefesi' adlı kitabıyla ortaya koyuyor. Gazel'le kitabı ve yaşadıklarına ilişkin konuştuk.


Kitabınızın içeriği ve mesajı nedir?

Elimden geldiğince her insana iyilik yapmaya çalışıyorum. Amacım, her insanın gülebilmesi. Gülebilen insan, her şeyi başarabilen insandır. Yürek etrafında dolanırken birazcık da yaşamdan gerçek ilmekleri çekmek gerekiyordu. Kitabımda yaşamı, yürek etrafında irdelemek istedim. Bu kitap bir başlangıç, devamı olan iki kitap daha var. O kitaplarımda da yüreğin içeriğini mutluluk ve sevgiyle doldurdum.

Neden özellikle yürek kavramını tercih ettiniz?

Yürek derin bir kavram. Bana bunu keşfettiren öğrencilerim oldu. 7 bin öğrencinin hayatına olumlu katkı sağladım. Öğrencilerime, 'Yaşam artık sizin için farklı olacak. Çünkü kendinizin farkına vardınız' diyorum. İnsan yetiştirmenin zorluğunu bir eğitimci olarak yaşadıktan sonra bir anne olarak yaşamak durumunda kaldım. Bir anne olarak ummadığım anda yaşam benim için farklı akmaya başladı. Bir engelli çocuk doğurdum. Kendim adına hiçbir zaman üzülmedim, oğlum adına ilk zamanlar biraz üzüldüm. Onun yaşantısı biraz zor geçecekti.
Yaşama bakışınızda neler değişti?

Bütün engelli ailelerine bunu söylüyorum: Biz, özel seçilmiş aileleriz. Benim oğlum bana, hayatım zor geçsin diye verilmedi. Allah bu çocukları bizlere emanet etti. Bizleri, bizlerin paralelinde tüm toplumu sınıyor. Hiç isyan etmedim, mutsuz olmadım. Tam aksine zor şartlarda yaşama başlayan bir insanı en iyi nasıl var edebileceğimi düşündüm. Engelle birlikte bir insanın mutlu kalabilmesi, yaşamda bir şeyler yapabilmesi ve kendi gelişimini sürdürebilmesi bir başarıdır. Biz, iki bedende tek ruh yaşayan anneleriz. Zorluklar içinde çocuklarımız ve onlar gibi olan herkes için ayakta kalıp mutluluğu sürdürebilmek en büyük keyif. Bu kitabı bu kadar derinlikli yazabilmem, yaşadıklarımdandır. Zor şartlara rağmen insanların mutlu olabileceğini olabileceğini göstermek istedim.


Kitabınızda bu duygular mı sizi motive etti?

Fiziksel engelli bir yavrunun bir adım atabilmek için yıllarca verdiği mücadelenin yanında benim bu kitabı yazmam büyük bir şey değil. Onlara büyük bir hayranlığım var, acımak bir tarafa... Onların da her şeye rağmen üretebilmesini istiyorum.

Pek çok engelli annesinin bakamadığı bu açıyı nasıl yakaladınız?

Yaşam o kadar geniş ki görebilene, her bir ayrıntı o kadar güzel ki! Hayatımızın ana noktası olarak engelleri aldığımızda elbette yüzümüz gülmez. Çünkü engellilik, sıkıntılı bir konu. Ama yaşamı bütünü içinde gördüğümüz zaman yüzümüz de gülüyor. Çocuklarımızdaki gelişimi görebilmek, ondan keyif alabilmek, her şeye rağmen ayakta kalmasını görmek, zoru kolay yapmak, oğlumuzu oğlumuz olduğu için, insanları insan olduğu için sevebilmek bir bakışla ilgili.
Bu bakış açınızı diğer engelli annelerini de ulaştırıyor musunuz?Türkiye'nin her tarafından engelli ailesi beni arar. Sohbet ediyoruz, rahatlıyorlar. Kabul etmek gerekir ki yaşam bizim için çok daha zor. Sadece engellerle mücadele etmiyoruz, engelimizle birlikte toplumda ayakta kalmaya çalışıyoruz. Toplum çok acımasız olabiliyor, insanlar bizi çok üzebiliyorlar. Ağladığım günler oldu ama bunların hepsi daha güçlü yaptı.


Yazılarınız felsefi metinlerden mi oluşuyor?

Kitapta felsefe var, yaşama, yüreğe felsefeyle bakış var. Çok kolay okunuyor ama okuyucularıma tavsiyem, okuyup anladıklarını düşündükten sonra bir kez daha okumaları. Biraz dil oyunları var ama yalın bir ifadeyle yazdım. Bunun için Bilge Karasu hocama bir kez daha Tanrı'dan rahmet diliyorum.

Deniz Çiçek
Akşam Gazetesi 23.08.208

Biraz da Kendimden...


Her zaman, her yerde söylerim; yaşam herkes için zordur. Ancak, yaşamında engeller olanlar için daha zordur.

Bunu engelli, engelsiz yaşayan herkesin kabul etmesi gerekir. Yıllardır edindiğim yaşam deneyimi bana başka türlüsünü de anlatmadı zaten.

Yaşanılan tüm acılara, sevinçlere rağmen, yıkılmadan, yerinmeden dimdik durabilmek ise kendi başına bir zorluktur. Ne yaşarsak yaşayalım, asla yüreğimizi kendi ellerimizden, kendimizden uzak tutmamamız gerektiği yaşamın içinde o kadar açık ki; görebilene…


Yaşama, yaşamın içinden bakınca, tüm söylenenler o kadar net ki; anlayabilene…


Yaşama dair tüm düşünceler aklımın, yüreğimin bir kenarında dururken, yazmaya karar verdim. Kendimce, kendim gibi… Kimselere beğenilmek kaygısı taşımadan, ödül alma telaşı yaşamadan… Böyle bir rahatlık, ne keyiflidir, bilir misiniz? Hep söylediğim gibi, okuyan olursa mutlu olurum, olmazsa mutsuz olmam. Çünkü, mutluluk öncelikle insanın kendinde yaşandığından… Bir başkasına bağlı gerçekleşmediğinden…


Ancak, yine de beğenilmek güzeldir. Her insan için önemlidir. Bunun için yaşanmasa da… Beğeni görmek insanı rahatlatır, doğru yolda olduğunu anlatır. Daha da harekete geçirir. İnsanların beğenisine çıkan kitabım “Yürek Felsefesi” de bende bu duyguları yaşattı. Şu ana kadar kimse beğenmediğini söylemedi. Aksine, hep iyi cümleler kuruldu. Hiç tahmin etmediğim destekleri de beraberinde getirerek.


Geçmişte hiç tanımadığım birçok insan bir şekilde kitabımı bulup, okuyup, duygularını benimle paylaştı. Aralarında kimler yoktu ki… Başlangıçta Ogün Gazetesi’nin okurları ve beni tanıyan engelliler ve ailelerine ulaşabilmeyi düşündüğüm kitabım sayesinde önemli dostluklar edineceğimi bilemezdim elbette. Meğer beni okuyan, eli kalem tutan nice yazarlar, siyasetçiler, aydınlar varmış. Gerçekten mutlu oldum. Bana bu kapıyı aralayan Ogün Gazetesi’ne teşekkürlerimi sunmak boynumun borcu artık.


Okurlarımın arasında bir kişi var ki, sadece adını duyduğum, yüreğini bilmediğim bir insan: Hüseyin Kocabıyık. Stratejist, analist, köşe yazarı, gazeteci, danışman, baş danışman… sıfatlarında yok yok. Türkiye’nin, herkesi yoran gündeminde, Yeni Asır Gazetesi’ndeki ve Olay Gazetesi’ndeki köşesini bana ayıracak kadar yürekten bir insanı tanıdım. Sıradan bir köşe yazısı da değildi yazdığı. Her kelimesinde hiç tanımadığı ‘ben’ vardım. Demek ki, yürekten yüreğe akış için insanların birbirlerini tanımaları gerekmiyormuş. Akıllı ve yürekli olmak yeterliymiş. Bir de insan, durduk yere stratejist olmuyormuş… Teşekkürler Sayın Kocabıyık.


Yeni Asır Gazetesi’nden bir köşe yazarı da benimle ilgili yazmış. Yine hiç tanımadan üstelik. Sadece kitabımı okuyarak… Şebnem Bursalı. Basının akıllı, dimdik kadınlarından birisi. Kimselere yük olmadan ayakta kalabilecek kadar da güçlü bir kadın. Sana da içten teşekkürler Sayın Bursalı. Kadın dayanışmasının en güzel, riyasız, yalansız şeklini gösterdiğin için.


Daha niceleri. Arayıp tebrik edenler, destek vermek için görüşme talebinde bulunanlar, her zaman yanımda olduğunu söyleyenler… Tek tek isim veremeyeceğim. Ama bilin ki, yüreğimde ömrüm oldukça duracaksınız. Kitabımın sadece “bir kitap” değil, yüreğimi ortaya koyduğum yaşantım olduğunu görebilenler… Hepinize minnettarım.


Ve Ogün Gazetesi… Melisa Hanım, tüm yöneticiler… Sizler yanımda oldukça sırtımın yere gelmeyeceğini görmek gerçekten çok iyi geldi bana. Yaşanan her iyi şeyde sizleri de unutmayacağımı bildirerek…

Ogün Gazetesi 18.08.2008
G. Reyhan Gazel

Yüreği Kendi Ellerinde Yaşayan İnsan


Yazar Reyhan Gazel'in 'Yaşam herkese gülsün” ilkesiyle ele aldığı “Yürek Felsefesi” adlı kitabı okurlarıyla buluştu.

Yazar, Gül Reyhan Gazel’in “Yürek” kavramıyla ilgili denemelerden oluşan “Yürek Felsefesi” isimli kitabı, Ankara Gün Yayıncılık’tan çıktı. Aynı zamanda gazeteniz OGÜN’ün de yazarları arasında bulunan Gazel, denemelerinin oluşturduğu algılamayı, “Yüreği kendi ellerinde yaşayan insan” “Böyle bir insanın yaşamın içinde var olabilmesinin güzelliği hiçbir şeyle ölçülemez” tezi ile vurguluyor.

G. Reyhan Gazel Kitabını anlatırken; 'Yaşam herkese gülsün’ ilkesiyle yaşamaya çalışırken, ‘yürek’ etrafında dolanmak, dolandığım her an ‘yürek’ in derinlerine inmeye çalışmak, bunun için çabalamak zor olmadı. Düşündükçe derinleşen bir kavramın içinde dolaşırken, yaşamdan kopmamak için, arada bir yüreğimi yer yüzüne çıkarttım. ‘yürek’ e ulaşabilmek için yaşamın oldukça içinden seçtiğim her ilmek, derinleşen bir kavramın yaşamdaki yansımasını anlattı. Böylece yaşama ‘yürek’ lice bakışın sırrı da ortaya çıkmış oldu” şeklinde bahsediyor.
Yaşamı ‘yürek’ li yaşayabilmenin sırlarını ‘YÜREK FELSEFESİ ‘ kitabıyla okurlarıyla paylaşan Gazel’in daha önce yayınlanmış felsefe grubu ders kitabı da bulunuyor. G. Reyhan Gazel’in piyasaya çıkar çıkmaz büyük ilgi gören kitabı, okuyucuyu yüreklerinden fethedeceğe benziyor. Yazar, sabırsızlıkla beklenen üçüncü kitabını da çok yakında okurlarıyla buluşturmayı planlıyor. Yazarın kitabına www.gunyayincilik.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.



REYHAN GAZEL KİMDİR?
1973 Ankara doğumlu G. Reyhan Gazel, felsefe eğitimi ve eğitim yönetimi yüksek lisans eğitimi aldı. Gazel, 1991 yılında Tercüman Gazetesi’nde muhabir olarak başladığı iş yaşamına, muhabirlik, felsefe grubu öğretmenliği, okul yöneticiliği, dergi yazarlığı, köşe yazarlığı ve bürokrat olarak devam ediyor. Aynı zamanda engellilerle ilgili bir çok sivil toplum kuruluşunda aktif olarak görev alıyor. Gazeteci-yazar Fırat Gazel ile evli olan G.Reyhan Gazel’in Aral isminde bir de oğlu bulunuyor.

Cafe Siyaset 15.08.2008

Yürek Felsefesi Okuyucularla Buluştu


Reyhan Gazel'in, Gün yayınlarından çıkan 'Yürek Felsefesi' kitabı, yaşama yüreklice bakışın sırlarını veriyor.

Reyhan Gazel'in kaleme aldığı, yürek kavramı ile ilgili denemelerden oluşan Yürek Felsefesi kitabı, yaşama yüreklice bakışın sırlarını veriyor. Kitap, her insanın, mutluluğu için çabalamak gerektiğinin, görüntünün ötesine geçerek yürekleri görmenin mümkün olabileceğinin altını çiziyor.

Kitabına, yüreğinin bir kuş kanadında tüm hayata savrulmasını isteyerek başlayan Gazel, kendini yürek hakkında yazmaya iten nedenleri şöyle sıralıyor: "Yürek ve sevginin bir arada olmadığı tüm durumlarda, insanların yaşamlarını hep olumsuzluk üzerine kurduklarını gördüğümden, olumlu bir yaşamın çıkış noktasının yürek ve sevgi kavramlarının birlikteliği olduğunu düşünmem zor olmadı. Yürekler unutulmadan yapılan tüm işlerin, istenen sonuçlara ulaşabildiğini bildiğimden, 'başı boş gezen, nerede, ne aradığı belli olmayan, gittiği yerde kendini anlatamayan yüreklerin yaşamdaki sıkıntılarını gözlerimle gördüğümden…'böyle bir kavram etrafından dolanmak, dolandığım her derinliği dile getirmek istedim."

Gazel, yürek kavramını ne ölçüde anlatabildiğinin yanıtını ise okuyucuların yüreklerine bırakıyor.


REYHAN GAZEL'İN ÖZGEÇMİŞİ

Felsefe eğitimi alan Reyhan Gazel, 1991 yılında Tercüman gazetesinde muhabir olarak çalıştı. Çeşitli gazete ve dergilerde muhabir ve köşe yazarlığı yapan Gazel, aynı zamanda bir süre Felsefe Öğretmenliği görevini yürüttü. 1998 yılında, felsefe grubu ders kitabı ile yayın dünyasına girdi.
Reyhan Gazel, Gazeteci Fırat Gazel ile evli. Gazel çiftinin Aral isimli bir de çocukları bulunuyor. Yürek Felsefesi kitabını, 'Aral'a, engellilere ve dostlarına' armağan eden Gazel, halen engelliler ile ilgili bir çok sivil toplum kuruluşunda aktif olarak çalışıyor.

Cihan Haber Ajansı 13.08.2008

"Yürek Felsefesi"





Sabah Ankara 10.08.2008
Aslı Uyur

"Yürek Felsefesi"









İstenmemek, kabul görmemek kolay baş edilir bir duygu değildir herkes için. Sürekli istenmemek ise görünmeyen engelleri ortaya çıkarır, bilene. Varolan engelin yanında üstelik. Tüm engelliler ve ailelerinin gerçekte yaşadığı gibi. Bir başka engelle de mücadele etmek zorunda kalmak kolay baş edilir değildir."

Bu sözler, genç bir yazara ama aynı zamanda anne olan bir kadına ait; Reyhan Gazel'e. Hayatın kendisine getirdiği zorlukları "oyun" haline getirdiği yollarla aşan, yüreğindeki sevgiyi, bilgiyle birleştiren ve yazan bir genç kadın o aynı zamanda. Engelli oğlu Aral için, kocasıyla birlikte yarattıkları dünya, hem Aral'ı öteki dünyaya katmış hem de öteki dünyadakilerin, bu dünyayı tanımasına da katkı yapmış. Acısı onu yıldırmamış, tam tersine arttırmış. Sadece kendi çocuğu değil, tüm engelli çocuklar için güzel şeyler yapmış, yaratmış.

"Yürek Felsefesi" adını verdiği kitabında, bedelini ödediği sevgiyle yazdığı satırlarında, felsefe tadında "Yüreği" anlatmış. Yaşama böylesine "yüreklice" bakmayı başaran ve her yönüyle hepimize örnek olan bu genç kadın, kitabından gelecek geliri de; engelliler için yapılacak okul için kullanacak. Eğer, adıyla sanıyla "Bir Aral Hikayesi" okumak isterseniz; (reyhangazel.com) sitesine girerek, hayatın aslında ta kendisini de görebilirsiniz. Ama; Aral'ın annesi Reyhan Gazel'i okumak için bilgisayara ihtiyacınız yok. Herhangi bir kitapçıya giderek Gün yayınlarından çıkan Yürek Felsefesi'ni istemeniz yeterli. İnanın, her sayfasında biraz daha kendinizi bulacak ve bu "yürekli" kadına her satırında "Yüreğine sağlık" diyeceksiniz...






Yeni Asır Gazetesi 10.08.2008


Şebnem Bursalı

Gazel'den "Yürek" lere Seslenen Kitap


Reyhan Gazel'in, yaşamı ve sevgiyi sıcacık bir "yürek"le anlattığı "Yürek Felsefesi" kitabı okuyucularıyla buluştu.

Gazelin, Gün Yayınları'ndan çıkan kitabında, "yürek" kavramıyla ilgili denemeler yer alıyor.Kitabına, "Benim yüreğim, küçücük bir kuşun kanatlarında uçup dağlara, tepelere, evlere hatta evlerin içine ulaştığı gün gözlerimi kapatabilirim. Kuşlar kadar özgür, dağlar kadar dimdik, ırmaklar kadar değişken, denizler kadar derin..." sözleriyle başlayan Gazel, bununla, yüreğinin tüm yaşama ve insanlara ulaşmasını kastettiğini belirtiyor.
Hürriyet Ankara 30.07.2008

Reyhan Gazel'in 'Yürek Felsefesi' Çıktı




Reyhan Gazel'in, yaşamı ve sevgiyi sıcacık bir "yürek"le anlattığı "Yürek Felsefesi" kitabı okuyucularıyla buluştu. Gazelin, Gün Yayınları'ndan çıkan kitabında, "yürek" kavramıyla ilgili denemeler yer alıyor.


Reyhan Gazel, "yürek gibi derinlikli bir konuda yazabilmek için, yaşamı olgun bir bakışla, ön yargılardan arınmış bir yürekle kavramak gerektiğini" vurgulayan Gazel, duygularını şu cümlelerle ifade ediyor:"(Yaşam herkese gülsün) ilkesiyle yaşamaya çalışırken 'yürek' etrafında dolanmak, dolandığım her an 'yürek'in derinlerine inmeye çalışmak, bununiçin çabalamak zor olmadı. Düşündükçe derinleşen bir kavramın içinde dolaşırken, yaşamdan kopmamak için, arada bir yüreğimi yeryüzüne çıkarttım. 'Yürek'e ulaşabilmek için yaşamın oldukça içinden seçtiğim her ilmek, derinleşen bir kavramın yaşamdaki yansımasını anlattı. Böylece yaşama yürek'lice bakışın sırrı da ortaya çıkmış oldu."

Star Gazetesi 09.08.2008

Gazel'den Yüreklere Seslenen Bir Kitap


Reyhan Gazel'in, yaşamı ve sevgiyi sıcacık bir ''yürek''le anlattığı ''Yürek Felsefesi'' kitabı okuyucularıyla buluştu.


Gazelin, Gün Yayınları'ndan çıkan kitabında, ''yürek'' kavramıyla ilgili denemeler yer alıyor.
Kitabına, ''Benim yüreğim, küçücük bir kuşun kanatlarında uçup dağlara, tepelere, evlere hatta evlerin içine ulaştığı gün gözlerimi kapatabilirim. Kuşlar kadar özgür, dağlar kadar dimdik, ırmaklar kadar değişken, denizler kadar derin...'' sözleriyle başlayan Gazel, bununla, yüreğinin tüm yaşama ve insanlara ulaşmasını kastettiğini belirtiyor.


Gazel, kitabında ''Yaşamda görülecek o kadar ayrıntı var ki aslında. Derdim bunu anlatabilmek. Göklerde bizlere fark ettirmeden kendince uçan bir yalnız kuş bile o kadar anlamlı ki; görebilene... Yaşamı görebilene, anlayabilene...'' diyor.
Kitabında, sadece gördükleriyle yaşayanın, yani ''yaşamı yaşayamamanın'' eğitim sorunu olduğunu belirten Gazel, görüntünün ötesine geçebilmek için insanı öğrenmek gerektiğine işaret ediyor.


''İnsanın en mutlu olduğu anın, yüreklice ortaya çıktığı an olduğunu bilememek zor olsa gerek'' diyen Gazel kitabında, insanın hayata dair mutlulukları, mutsuzlukları, ölümü, güncel konulara dair düşüncelerini ''yürek'' etrafında dile getiriyor.
Kitabının ön sözünde de ''yürek gibi derinlikli bir konuda yazabilmek için, yaşamı olgun bir bakışla, ön yargılardan arınmış bir yürekle kavramak gerektiğini'' vurgulayan Gazel, duygularını şu cümlelerle ifade ediyor:


''(Yaşam herkese gülsün) ilkesiyle yaşamaya çalışırken 'yürek' etrafında dolanmak, dolandığım her an 'yürek'in derinlerine inmeye çalışmak, bunun için çabalamak zor olmadı. Düşündükçe derinleşen bir kavramın içinde dolaşırken, yaşamdan kopmamak için, arada bir yüreğimi yeryüzüne çıkarttım. 'Yürek'e ulaşabilmek için yaşamın oldukça içinden seçtiğim her ilmek, derinleşen bir kavramın yaşamdaki yansımasını anlattı. Böylece yaşama 'yürek'lice bakışın sırrı da ortaya çıkmış oldu.''



1973 Ankara doğumlu Reyhan Gazel, felsefe eğitimi aldı ve eğitim yönetimi alanında yüksek lisansını tamamladı. 1991 yılında Tercüman gazetesinde muhabir olarak iş yaşamına başlayan Gazel, çeşitli gazete ve dergilerde muhabir ve köşe yazarlığı yaptı.
Aynı zamanda felsefe öğretmeni olarak görev alan, 1998 yılında felsefe grubu ders kitabı ile yayın dünyasına adım atan Gazel, halen engellilerle ilgili birçok sivil toplum kuruluşunda aktif olarak çalışıyor.
Gazeteport 27.07.2008

"Yürek Felsefesi" Çıktı


Reyhan Gazel'in, yaşamı ve sevgiyi sıcacık bir "yürek"le anlattığı "Yürek Felsefesi" kitabı okuyucularıyla buluştu. Gazelin, Gün Yayınları'ndan çıkan kitabında, "yürek" kavramıyla ilgili denemeler yer alıyor.


Kitabına, "Benim yüreğim, küçücük bir kuşun kanatlarında uçup dağlara, tepelere, evlere hatta evlerin içine ulaştığı gün gözlerimi kapatabilirim. Kuşlar kadar özgür, dağlar kadar dimdik, ırmaklar kadar değişken, denizler kadar derin..." sözleriyle başlayan Gazel, bununla, yüreğinin tüm yaşama ve insanlara ulaşmasını kastettiğini belirtiyor. Gazel, kitabında "Yaşamda görülecek o kadar ayrıntı var ki aslında. Derdim bunu anlatabilmek. Göklerde bizlere fark ettirmeden kendince uçan bir yalnız kuş bile o kadar anlamlı ki; görebilene... Yaşamı görebilene, anlayabilene..." diyor.


Kitabında, sadece gördükleriyle yaşayanın, yani "yaşamı yaşayamamanın" eğitim sorunu olduğunu belirten Gazel, görüntünün ötesine geçebilmekiçin insanı öğrenmek gerektiğine işaret ediyor.


"İnsanın en mutlu olduğu anın, yüreklice ortaya çıktığı an olduğunu bilememek zor olsa gerek" diyen Gazel kitabında, insanın hayata dair mutlulukları, mutsuzlukları, ölümü, güncel konulara dair düşüncelerini "yürek" etrafında dile getiriyor.
Kitabının ön sözünde de "yürek gibi derinlikli bir konuda yazabilmek için, yaşamı olgun bir bakışla, ön yargılardan arınmış bir yürekle kavramak gerektiğini" vurgulayan Gazel, duygularını şu cümlelerle ifade ediyor:


"(Yaşam herkese gülsün) ilkesiyle yaşamaya çalışırken 'yürek' etrafında dolanmak, dolandığım her an 'yürek'in derinlerine inmeye çalışmak, bununiçin çabalamak zor olmadı. Düşündükçe derinleşen bir kavramın içinde dolaşırken, yaşamdan kopmamak için, arada bir yüreğimi yeryüzüne çıkarttım. 'Yürek'e ulaşabilmek için yaşamın oldukça içinden seçtiğim her ilmek, derinleşen bir kavramın yaşamdaki yansımasını anlattı. Böylece yaşama yürek'lice bakışın sırrı da ortaya çıkmış oldu."


1973 Ankara doğumlu Reyhan Gazel, felsefe eğitimi aldı ve eğitim yönetimi alanında yüksek lisansını tamamladı. 1991 yılında Tercüman gazetesinde muhabir olarak iş yaşamına başlayan Gazel, çeşitli gazete ve dergilerde muhabir ve köşe yazarlığı yaptı. Aynı zamanda felsefe öğretmeni olarak görev alan, 1998 yılında felsefe grubu ders kitabı ile yayın dünyasına adım atan Gazel, halen engellilerle ilgili birçok sivil toplum kuruluşunda aktif olarak çalışıyor.

KanalD Haber 28.07.2008

"Yürek Felsefesi"!









Önce Güngören’de yürekler parçalandı; sonra Konya’da. Ne ilginç, ikisinde de ölü sayısı aynıydı.
İkisinde de bir patlamayla gerçekleşti yürek yakan facia. Birisi masum ve mütevazı insanların mahallesiydi; diğeri masum kız çocuklarının Kur’an kursu. İkisinde de lanet olası bir patlama oldu ve yüreğimizin mihrabı çöktü. Aslında iki patlamada masumiyete yönelmiş bir kör saldırıydı; amaçsız, ilkesiz ve vicdansız. Birinde hedefsiz bir hasta hissiyatı tatmin uğruna patlatıldı bombalar, diğerinde üç beş kuruşluk hırsızlık uğruna patladı çürük kurs binası. İki çuval çimento, bir araba kum, elli kilo demir çalarak

“Nasıl olsa burası Kur’an kursu, Allah korur bunları” diyen zalimin sebep olduğu katliam. Oysa, işte önümde dinimizin kitabı Kur’an-ı Kerim. İşte Yüce Allah’ın ayetleri, emirleri; apaçık emirleri: Bakara 188, Nisa 28, 31; Maide 38, 39. İşte ölçü ve tartıda dürüst davranmanın önemine işaret eden En’am 152, Araf 85, Rahman 7-9. Ne diyor bu ayetler? İşini iyi yap, hırsızlık yapma, kul hakkı yeme, ölçüde ve tartıda dürüst ol. Ve bizi yaratan büyük Allah, bu emirlere riayet edenlere mükafatlarını, etmeyenlere cezalarını da açıkça belirtiyor kitabında. Gerçek din bu işte. Peki, o masum çocukların üzerine yıkılan binayı yapan kim? Ben tanıyorum o iblisi. Müslümanların arasına bir kanser hücresi gibi girmiş ve siyasilerin açtığı kapıdan sülük gibi beslenen bir yaratık o.
***


İşte bu nedenle, doğduğum şehirde meydana gelen bu faciayla kafam karmakarışık iken “Yürek Felsefesi” geçti elime. Reyhan Gazel adlı genç bir kadının yazdığı kısa denemeler. Kısa ama her bir deneme sessizce kana karışıyor ve sonra ılık ılık önce yüreğimizin bütün dokularına sirayet ediyor. Bununla yetinmiyor; oradan beynimize, hareket ve karar merkezimize uzun bir yolculuğa çıkıyor. Bir idrak yolculuğu yaptırıyor insana Reyhan Gazel. Varlığımızı, sorumluluklarımızı, insanlığımızı idrak ettiren bir uzun yolculuk. Bir nefeste okunacak gibi değil “Yürek Felsefesi.”

Hakikaten hem okurken varlığımızın gerekçelerine müdrik olmanın zevkini yaşatıyor hem de içine soktuğu duygu ve düşünce anaforunda yoruyor insanı. Çünkü denemelerini insanı insan yapan büyük fikirlerle bezemiş yazar. Ve biz biliyoruz ki, büyük fikirleri idrak büyük zihinsel ve duygusal mesailer gerektiriyor. Zaten o nedenle insanlar çoğaldıkça insanlık azalıyor.

***

Kitap bittiğinde elimde olmayarak Güngören’i düşündüm, Konya faciasını düşündüm. Reyhan Gazel sanki bütün bu insanlık dışı olaylara felsefi bir hissedişle isyan ediyor. Bu isyanı insanca bir hayatın kavramlarını felsefe hamurunda yoğurarak üretiyor. Sanki yukarıdaki Kur’an ayetlerini herkesin anlayabileceği bir dile tercüme ediyor. Tıpkı kendi özel hayatına yapışmış devasa sorunlarından insanlık adına verimli formülasyonlar üretmesi gibi. “Bu genç kadını bu kadar derin ve bu kadar kuşatıcı kavramlarla konuşturan nedir” diye düşündüm ve kitabında adresini gördüğüm sitesine girdim. Her şeyi anladım birden. O bilgeliği ateşleyen hayatı gördüm. Fedakâr bir anneyi gördüm. Can parçası engelli bir evlat gördüm. Adanmış bir eş gördüm. Sadece kendi engelli evladı Aral’a değil bu ülkenin tüm engelli çocuklarına kendi varlığını adamış güzel bir Cumhuriyet kadını gördüm.


İşte şimdi anladım “Yürek Felsefesi”ni yazan o derin hissedişin, o riyasız ve yalansız yüreğin kim olduğunu, nasıl biri olduğunu. Yürek Felsefesi’ni yazan bir kalem bu organik bilgeliği büyük acılarla büyük sevgilerin birlikteliğinden alabilir ancak. Acıyla beslenmiş sevgiler bedeli ödenmiş sevgilerdir ve sevgilerin en değerlisidir. Reyhan Gazel’in kitabı “en değerli sevgiler”in diliyle yazılmış bir kitap. Bedeli sonuna kadar ödenmiş ve hak edilmiş bir sevginin felsefeleşmesi. Tebrik ederim seni Reyhan Gazel, bana yaşattığın idrak zevkinden dolayı. Hayatı bana sevdirdiğin için.

Not: Reyhan Gazel’in sitesini görmek isteyenler için:
http://www.reyhangazel.com/

Olay Gazetesi 07.08.2008

Hüseyin Kocabıyık

“Yürek Felsefesi” ile yaşam size gülecek!




Gül Reyhan Gazel’in “Yaşam herkese gülsün” ilkesiyle ele aldığı “Yürek Felsefesi” adlı kitabı okurlarıyla buluştu

Yazar, Gül Reyhan Gazel’in “Yürek” kavramıyla ilgili denemelerden oluşan “Yürek Felsefesi” isimli kitabı, Ankara Gün Yayıncılık’tan çıktı. Aynı zamanda gazeteniz OGÜN’ün de yazarları arasında bulunan Gazel, denemelerinin oluşturduğu algılamayı, “Yüreği kendi ellerinde yaşayan insan” “Böyle bir insanın yaşamın içinde var olabilmesinin güzelliği hiçbir şeyle ölçülemez” tezi ile vurguluyor.

G. Reyhan Gazel Kitabını anlatırken; “ ’Yaşam herkese gülsün’ ilkesiyle yaşamaya çalışırken, ‘yürek’ etrafında dolanmak, dolandığım her an ‘yürek’ in derinlerine inmeye çalışmak, bunun için çabalamak zor olmadı. Düşündükçe derinleşen bir kavramın içinde dolaşırken, yaşamdan kopmamak için, arada bir yüreğimi yer yüzüne çıkarttım. ‘yürek’ e ulaşabilmek için yaşamın oldukça içinden seçtiğim her ilmek, derinleşen bir kavramın yaşamdaki yansımasını anlattı. Böylece yaşama ‘yürek’ lice bakışın sırrı da ortaya çıkmış oldu” şeklinde bahsediyor.




Yaşamı ‘yürek’ li yaşayabilmenin sırlarını ‘YÜREK FELSEFESİ ‘ kitabıyla okurlarıyla paylaşan Gazel’in daha önce yayınlanmış felsefe grubu ders kitabı da bulunuyor. G. Reyhan Gazel’in piyasaya çıkar çıkmaz büyük ilgi gören kitabı, okuyucuyu yüreklerinden fethedeceğe benziyor. Yazar, sabırsızlıkla beklenen üçüncü kitabını da çok yakında okurlarıyla buluşturmayı planlıyor.


Yazarın kitabına http://www.gunyayincilik.com.tr/ adresinden ulaşabilirsiniz.




REYHAN GAZEL KİMDİR?

1973 Ankara doğumlu G. Reyhan Gazel, felsefe eğitimi ve eğitim yönetimi yüksek lisans eğitimi aldı. Gazel, 1991 yılında Tercüman Gazetesi’nde muhabir olarak başladığı iş yaşamına, muhabirlik, felsefe grubu öğretmenliği, okul yöneticiliği, dergi yazarlığı, köşe yazarlığı ve bürokrat olarak devam ediyor. Aynı zamanda engellilerle ilgili bir çok sivil toplum kuruluşunda aktif olarak görev alıyor. Gazeteci-yazar Fırat Gazel ile evli olan G.Reyhan Gazel’in Aral isminde bir de oğlu bulunuyor.




Ogün Gazetesi 04. 08. 2008


'Yürek Felsefesi'




Önce Güngören'de yürekler parçalandı, sonra Konya'da. Ne ilginç, ikisinde de ölü sayısı aynıydı. İkisinde de bir patlamayla gerçekleşti yürek yakan facia. Birisi masum ve mütevazı insanların mahallesiydi, diğeri masum kız çocuklarının Kuran kursu. İkisinde de lanet olası bir patlama oldu ve yüreğimizin mihrabı çöktü. Aslında iki patlama da masumiyete yönelmiş bir kör saldırıydı; amaçsız, ilkesiz ve vicdansız. Birinde hedefsiz bir hasta hissiyatı tatmin uğruna patlatıldı bombalar, diğerinde üç beş kuruşluk hırsızlık uğruna patladı çürük kurs binası. İki çuval çimento, bir araba kum, elli kilo demir çalarak... ***

İşte bu nedenle, doğduğum şehirde meydana gelen bu faciayla kafam karmakarışık iken "Yürek Felsefesi" geçti elime.

Reyhan Gazel adlı genç bir kadının yazdığı kısa denemeler. Kısa ama her bir deneme sessizce kana karışıyor ve sonra ılık ılık yüreğimizin bütün dokularına sirayet ediyor. Bununla yetinmiyor, oradan beynimize, hareket ve karar merkezimize uzun bir yolculuğa çıkıyor. Bir idrak yolculuğu yaptırıyor insana Reyhan Gazel.

Varlığımızı, sorumluluklarımızı, insanlığımızı idrak ettiren bir uzun yolculuk. Bir nefeste okunacak gibi değil "Yürek Felsefesi." Hakikaten hem okurken varlığımızın gerekçelerine müdrik olmanın zevkini yaşatıyor hem de içine soktuğu duygu ve düşünce anaforunda yoruyor insanı. Çünkü denemelerini insanı insan yapan büyük fikirlerle bezemiş yazar. Ve biz biliyoruz ki, büyük fikirleri idrak, büyük zihinsel ve duygusal mesailer gerektiriyor. Zaten o nedenle insanlar çoğaldıkça insanlık azalıyor.***

Kitap bittiğinde elimde olmayarak Güngören'i düşündüm, Konya faciasını düşündüm. Reyhan Gazel sanki bütün bu insanlık dışı olaylara felsefi bir hissedişle isyan ediyor. Bu isyanı insanca bir hayatın kavramlarını felsefe hamurunda yoğurarak üretiyor.

Kendi özel hayatına yapışmış devasa sorunlarından insanlık adına verimli formülasyonlar üretmesi gibi... Bu genç kadını bu kadar derin ve bu kadar kuşatıcı kavramlarla konuşturan nedir diye düşündüm ve kitabında adresini gördüğüm sitesine girdim. Her şeyi anladım birden. O bilgeliği ateşleyen hayatı gördüm. Fedakar bir anneyi gördüm. Can parçası engelli bir evlat gördüm. Adanmış bir eş gördüm. Sadece kendi engelli evladı Aral'a değil, bu ülkenin tüm engelli çocuklarına kendi varlığını adamış güzel bir Cumhuriyet kadını gördüm. İşte şimdi anladım "Yürek Felsefesi"ni yazan o derin hissedişin, o riyasız ve yalansız yüreğin kim olduğunu, nasıl biri olduğunu. "Yürek Felsefesi"ni yazan bir kalem bu organik bilgeliği büyük acılarla büyük sevgilerin birlikteliğinden alabilir ancak. Acıyla beslenmiş sevgiler, bedeli ödenmiş sevgilerdir ve sevgilerin en değerlisidir.

Reyhan Gazel'in kitabı "en değerli sevgiler"in diliyle yazılmış bir kitap. Bedeli sonuna kadar ödenmiş ve hak edilmiş bir sevginin felsefeleşmesi. Teşekkür ederim sana Reyhan Gazel, bana hayatı sevdirdiğin için.

Yeni Asır 03. 08. 2008

Hüseyin Kocabıyık

Gazel'den "Yürek" lere Seslenen Kitap




ANKARA- Reyhan Gazel'in, yaşamı ve sevgiyi sıcacık bir ''yürek''le anlattığı ''Yürek Felsefesi'' kitabı okuyucularıyla buluştu.

Gazelin, Gün Yayınları'ndan çıkan kitabında, ''yürek'' kavramıyla ilgili denemeler yer alıyor.

Kitabına, ''Benim yüreğim, küçücük bir kuşun kanatlarında uçup dağlara, tepelere, evlere hatta evlerin içine ulaştığı gün gözlerimi kapatabilirim. Kuşlar kadar özgür, dağlar kadar dimdik, ırmaklar kadar değişken, denizler kadar derin...'' sözleriyle başlayan Gazel, bununla, yüreğinin tüm yaşama ve insanlara ulaşmasını kastettiğini belirtiyor.Gazel, kitabında ''Yaşamda görülecek o kadar ayrıntı var ki aslında. Derdim bunu anlatabilmek. Göklerde bizlere fark ettirmeden kendince uçan bir yalnız kuş bile o kadar anlamlı ki; görebilene... Yaşamı görebilene, anlayabilene...'' diyor.

Kitabında, sadece gördükleriyle yaşayanın, yani ''yaşamı yaşayamamanın'' eğitim sorunu olduğunu belirten Gazel, görüntünün ötesine geçebilmek için insanı öğrenmek gerektiğine işaret ediyor.''İnsanın en mutlu olduğu anın, yüreklice ortaya çıktığı an olduğunu bilememek zor olsa gerek'' diyen Gazel kitabında, insanın hayata dair mutlulukları, mutsuzlukları, ölümü, güncel konulara dair düşüncelerini ''yürek'' etrafında dile getiriyor.

Kitabının ön sözünde de ''yürek gibi derinlikli bir konuda yazabilmek için, yaşamı olgun bir bakışla, ön yargılardan arınmış bir yürekle kavramak gerektiğini'' vurgulayan Gazel, duygularını şu cümlelerle ifade ediyor:''(Yaşam herkese gülsün) ilkesiyle yaşamaya çalışırken 'yürek' etrafında dolanmak, dolandığım her an 'yürek'in derinlerine inmeye çalışmak, bunun için çabalamak zor olmadı. Düşündükçe derinleşen bir kavramın içinde dolaşırken, yaşamdan kopmamak için, arada bir yüreğimi yeryüzüne çıkarttım. 'Yürek'e ulaşabilmek için yaşamın oldukça içinden seçtiğim her ilmek, derinleşen bir kavramın yaşamdaki yansımasını anlattı. Böylece yaşama 'yürek'lice bakışın sırrı da ortaya çıkmış oldu.''


1973 Ankara doğumlu Reyhan Gazel, felsefe eğitimi aldı ve eğitim yönetimi alanında yüksek lisansını tamamladı. 1991 yılında Tercüman gazetesinde muhabir olarak iş yaşamına başlayan Gazel, çeşitli gazete ve dergilerde muhabir ve köşe yazarlığı yaptı.Aynı zamanda felsefe öğretmeni olarak görev alan, 1998 yılında felsefe grubu ders kitabı ile yayın dünyasına adım atan Gazel, halen engellilerle ilgili birçok sivil toplum kuruluşunda aktif olarak çalışıyor.

Anadolu Ajansı 27. 07. 2008

Türkiye Engelli Hareketi


Engelliler, siyaset kurumunu etkileyebilmek için güç birliğine gidiyor. 22 Temmuz öncesinde siyasi partilere, ‘büyük uyarı’ yapmak üzere bir araya gelen örgütler, 8 milyon engellinin sesini duyurmayı amaçlıyor.

Aileleriyle birlikte sayıları 30 milyona yaklaşan engellileri temsil eden sivil toplum kuruluşları, Türkiye Engelli Hareketi’ni başlatma kararı aldı. Türkiye Sakatlar Konfederasyonu, Engelliler Konfederasyonu, vakıf ve dernekler ile seçim öncesinde ortak çalışma yapacaklar. Böylece seçimler öncesinde engellilerle ilgili beklentiler tek ses halinde siyasi partilere iletilecek, seçimlerden sonra vaatler takip edilecek.

Hareketin Sözcüsü Reyhan Gazel, son dönemde engellilerle ilgili önemli yasal düzenlemeler yapıldığını ancak, toplumda zihniyet dönüşümüne ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Star Gazetesi 17. 06. 2007
H. Öğmez